22 Ağustos 2010 Pazar

HIYARCA

Doğup büyüdüğüm köyde, rahmetli dedemin bostanında büyük­lerimiz enva-i çeşit sebzenin yanında zerzevatın ana rüknü olan hıyar için mutlaka bir hıyarlık kısmı ayırır, tarlanın o bölümüne hıyar eker­lerdi. Hıyar çok mert ve namuslu bir sebze idi. Kesinlikle ahde vefa gösterirdi hıyara ne ikram ettiyseniz o size fazlasıyla mukabelede bu­lunurdu. Hıyar tohumlarını ikişer üçer tanesini aynı çukura yerleştirirdiniz üçü birden fışkırıverirdi. Onlardan en gürbüzünü bırakıp diğerlerini çekerek feda ederdiniz. Böylece hıyar bitkisinin manevra alanı genişlemiştir. Hıyar suya çok düşkündür, hıyarı bol bol sulayacaksınız o güneşten de nasibini alacaktır. Bir de bunun üzerine ye­terli miktarda hayvansal gübre verildi mi artık hıyar zevkten dört köşe olmuştur. Hıyar kısa zamanda büyür yemyeşil yapraklarıyla toprağı kapatır. Hele hele bir de fırsat bulup hıyarın köküne teşarşür edebi­lirseniz bu mevsimde dünyanın en leziz hıyarlarını taam edeceksiniz demektir. Hıyar önce sarı sarıçiçekler açar birkaç günde bu çiçekler hıyarın dibine yapışık olarak hıyarını büyütmeye başlar eğer hıyarı erken koparırsanız bu size Çengelköy hıyarı olarak sunulmuş bir nimet demektir. Ki müskirat alan kardeşlerimiz için bu bir vazgeçil­mez olup pahası ne olursa olsun temin edilmesi farz olan bir çilingir sofrasının baş tacıdır o. Hayır ben bostan sahibi olarak biraz ekono­mik düşünüyorum diyorsanız hıyarınız bayağı büyüyecektir ki bu geç hasat çeşidine de langa hıyarı denilmektedir. Bunların ikisinin de menşei aynı olmasına rağmen biri çok kıymetli ve aziz olduğu halde langa çok ekonomik ve de ucuzdur iki çeşit hıyarı tüketmekte ihti­yaca binaen olmasına rağmen Çengelköy insana gerçekten bir haz verdiği halde langa ancak cacık yapımında kullanıldığı gibi hıyar ola­rak da tüketilebilir. Bir de hıyarın başını üç santim kadar kesip kö­pürtüp alnınıza yapıştırıp bir saat kadar kalmasına tahammül ederseniz. Baş ağrınızın geçtiğini ve rahatladığınızı hissedersiniz. Bizim Türk kültüründe hıyarın çok önemli bir yere sahip olduğu kaçınılmazdır. Eskiden hıyar mevsiminde tarlasında yetiştirilip tüketi­lirken sadra şifa dağıtıyordu. Vaktaki hormon icat edildiği gibi bir de bu bitkiyi sera denilen mevsim aldatıcı mekana çekilince bir de yetmiyormuş gibi birçok zehirle beslenip insanlara sunulunca hıyar hıyar olmaktan çıkıp artık hıyarlık yapmaya başladı. Harname eseri­mizde de ifade etmeye çalıştığımız gibi bizim eşeklerle bir problemi­miz yoktur. Esas problemin eşeklik yapanlarla olduğunu anlatmaya çalıştığımız gibi hıyar da bizim insanoğlunun vazgeçilmez bir sebze­dir. Ancak bizim ana sorunumuz hıyara hıyarlık yaptıran hıyarlıklarla olsa gerektir. Haddi zatında hıyar çok mert ve de vefakar bir bitki ona ne verirseniz onu fazlasıyla size iade ediyordu. Halbuki bu kısa dünya arenasında aynısını çevrenizdeki insanlar için söylemek mümkün değildir. Adamcağızlara acıyıp hizmet ediyorsunuz onun zarar görme­mesi için göğüs geriyorsunuz o zamanla araziyi münbit bulup çiçek bilahare Çengelköy faslından sonra bir de bakıyorsunuz ki adamcağız langalaşmış ve sizin ensenizde patlamaya çalışıyor vay seni gidi langa hıyarı vay ben daha dün senin dibine o son rahmetin olan teşarşürümü ikram etmiştim ne çabuk unuttun. Gerçi sen öyle bir hor­monlu hıyarsınız ki fırsatını bulduğunda kudurduğun gibi tekrar zulme düçar kaldığında yine husye yağlayacaksın bu mel’un çizgi senin bir çeşit karakter serencamın olmuşsa diyecek hiçbir şey yok­tur. Milletimiz hıyar sebzesini çok sevdiği halde yanlış yapanlara hıyar, hıyar oğlu hıyar, hıyarlık yapma, o tamamen bir hıyardır diye­rek de bir bakıma durum tespiti yapmıştır.
Bundan böyle Hayrullah ŞANZUMİ’nin ana hedefi ve gayreti hıyarı seradan çıkartıp mevsiminde, hormonsuz ve hayvan gübresiyle yetiştirene kadar olduğu gibi bazı insanatın da yapa geldiği hıyarlıklardan arınıp adam olmasına kadar sürecektir.
Saygılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder